Kimseyle acele etmem; ancak bir kere kapıdan girdikten sonra zamanı tamamen ona bırakırım. Uzun boylu, sarı saçlarımı açık bırakırım, dudaklarım her zaman hafif ıslak olur. Onun ağzında eriyen çikolata tadını andıran tenim, karşımdakini yavaş yavaş ısıtır, sonra birden alevlendirir.
Bomonti’den dönen taksi camından yansıyan ışıklar, rezidans koridorunda yürüyen adımlarımla birleşir. Levent metrosuna sadece bir durak uzaklıktayım, Cevahir’in ışıklarını pencereden izlerken sıcaklığım artar; misafirimi kanepeye oturtur, kucağıma çekip dudaklarından başlarım. Her hareketimde duyduğu tat, gecenin geri kalanını vaat eder.
Profilo’nun arkasındaki sokaklardan Gayrettepe’ye uzanan yol, sabah saatlerine kadar açıktır; istersen gece yarısı, istersen şafak sökmeden gelebilirsin.
